ikibinonaltı

31 Aralık 2016

IMG_2017

Emin olamadık bir türlü.

Olan biten öyle bir kesişmişti ki bir noktada; bulutların üzerinde miydik, denizin dibinde miydik anlayamadık bu sene… Zor zamanlardı; Daha önce de yazdığım gibi, Dar Zamanlardı….

Garipçe gelip geçti bu yıl;

Hayatlarımızı değiştirdik, bazı hayatları kazandık, çokça hayatları kaybettik…

Kendimizi sadeleştirdik; Zor oldu alışkanlıklarımızdan vazgeçmek ama zorladık, sabrettik, küçük şeylerden de mutlu olabilmeyi az da olsa öğrendik.

Sağlık dedik, en önemlisi… Sevgi dedik, en değerlisi..

Saniyelik şansla kaçırdık bazı fırsatları ve yine saniyelik şansla meydan okuduk ölüme…

Mayın Tarlasında geziniyor olsak da bir an bile vazgeçmedik söylediğimiz şarkılardan, okuduğumuz kitaplardan, inandığımız görüşlerden, keşfettiğimiz sokaklardan, attığımız adımlardan ve düşlediğimiz ideal dünyadan.

Yaşadığımız her hayal kırıklığında sevdiklerimize, bizi koşulsuz sevenlere sığındık tüm sene ve bütün kalbimizle…

Akıllara zarar bir yıl oldu ikibinonaltı….

Ben diyeyim kırılma noktasıydı, siz deyin karmançurmandı.

Ama bitti…

Her güzel şeyin sonu olduğu gibi, garip olanlarının da sonu varmış belli!

Bu geceden itibaren, her zaman birbirimize öğütlediğimiz ama bir türlü kendimiz için uygulayamadığımız konuya; geçmişe değil geleceğe odaklanalım derim ben. Geçmiş elbette unutulacak kadar değersiz değildir ancak geleceğimize ışık tutmak, bir şeyleri değiştirmek de bizim elimizdedir.

Güçlü olalım, enerjik olalım, kendi doğrularımızla, olması gerektiğini düşündüklerimizi harmanlayıp bir çözüm yolu bulalım. İnancımızla mantığımızı bir kaseye koyup, küçük baloncuklar çıkarana kadar iyice çırpalım..

Çok duydum bu sene “Hayırlısı buymuş” yorumunu kendim dahil herkesten. Hayatımızda olup biten şeyler tabi ki hayırlısıysa olup bitmişlerdir ama belki bir tık fazla sebebi olabilir. Her olumsuz şeye “Hayırlısı buymuş.” deyip, kestirip atmayalım. Düşünelim, sorgulayalım, iyiye yönelik eleştiriler yapalım. Bir şeyleri nasıl daha iyi hale getirebilirdik, onu tartışalım. 2017’de kolaya kaçmayalım derim ben.

Kill bill 2 filmi çok sevdiğim bir söz ile başlar ;IMG_2034

“Changes depending on who’s telling the story!”

yani muhteşem ve mütercim-tercümanlık okumadığım İngilizcem ile çevirecek olursak;

“Değişkenler, hikayeyi kimin anlattığına bağlıdır./ Hikaye anlatan kişiye göre değişkenlik gösterebilir.”

Ne olursa olsun kendimiz anlatalım kendi hikayemizi. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki hikayeyi yazmakla, yaşamakla kalmıyor insan. Sahip çıkmamız lazım.

“Benim bu; İyisiyle kötüsüyle.” deyip bütün benliğimizle bize ait olanı bizim anlatabiliyor olmamız lazım.

Önce kendimizi eleştiriyor ve yine önce kendimizi ödüllendirebiliyor olmamız lazım. Başka türlüsü zor.

Yere düşen, ellerimize konan her bir kar tanesi yeni bir umut bu gece…

2017 bütün herkese armağan edeceğiyle umutlarla geliyor;

Daha iyi bir dünyaya sahip olmak,

Daha güzel dostluklar kurabilmek,

Maddiyata değil maneviyata değer verebilmek,

Körü körüne inanmak yerine gerçeği görebilmek,

Özgürlüğü kilitlemek yerine, gökyüzüne salabilmek,

Samimiyeti sandıktan çıkarıp,

Vicdanı sol yanımıza koyup,

Marketten dönmesini beklediğimiz sağduyu ile tanıştırıp,

Daha düzgün, mutlu ve huzurlu bireyler olabilmek, mümkün…

Hani bu hayat bizim ya! Sahip çıkabilelim diye binlerce umut dağıtıyor bu gece 2017 bize.. Sımsıkı sarılalım geleceğimize; Hayatımızın ucunu bir bıraktık mı, ipi diğer ucundan yakalayacak çok olur çünkü. Bizim cümlelerimizi başkalarının kurmasına izin vermeyelim!

Bambaşka olsun 2017,

İnanalım, güvenelim, anlayalım, sevelim…

Birbirimize destek olup, yüklendiğimiz acıları hafifletelim..

Arınalım bütün kötülüklerden bu gece,

Hiç olmazsa deneyelim….

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply