BENCİLLİK

27 Eylül 2015

bencillikToplumsal Bir Sorunumuz; BENCİLLİK!

Kendi hayatımız (Çünkü bu dünyada bir tek hayat var, o da bize verilen; diğerlerininki pek de memat meselesi değildir zaten),

Kendi işimiz (Çünkü biz dünyayı kurtarıyoruz, diğerleri yan gelip yatıyorlar. Çünkü biz çok MöHiM işler peşinde koştururken, onlar bizden daha az meşguller ve alkışlanmayı haketmiyorlar),

Kendi aşkımız (Çünkü bir tek biz kendimizi aptal gibi hissediyoruz ve bunun uğruna yaptığımız her türlü şey mübah; onların aşkları uğruna yaptıkları hiç bir şey inanılır gibi değil!),

Kendi duygularımız (Karşımızdaki insanların ne hissettiği zerre kadar umrumuzda değil; çünkü onların duyguları yok),

Kendi paramız (Bu konu çok karışık; çünkü konu ‘para’ olunca, kim kimin akrabası, kim kimin dostu, kim kimin düşmanı inanın belli olmaz),

Kendi evlatlarımız (Çünkü diğerleri can değil, çünkü diğerleri canan değil!),

Kendi düşüncelerimiz (Çünkü zekice düşünen tek insan biziz),

İlla kendi müziğimiz (Çünkü diğer müzikler iğrenç, çünkü bir tek bizim kulaklarımız kaliteliği müziği ayırt edebilir, çünkü diğer müziklerin, bizden başka insanları bambaşka alemlere götürdüğü filan yok),

Kendi ailemiz (Çünkü biz bir aileyiz, onlar değiller),

Kendi dertlerimiz (Çünkü bir tek biz mide bulandıran, dudak uçuklatan, suratımızda sivilceler çıkartan sorunlarla uğraşırız kapımızı kapattığımızda…)

Kendi başarımız (Çünkü tırnaklarıyla kazarak bu yolun sonuna gelmeyi başaran bir tek biziz; ya da başaramayan diyelim, çünkü belki de bu yüzden benciliz, hani olur ya diğer başarıları çekemeyiz),

Kendi hayallerimiz (Çünkü inanın bizden başka hiç kimse ayaklarını yerden kesecek hayaller kurmamıştır evvelden; en çok bizim hayallerimiz, umut vadeden)

Kendi gözlüklerimiz (Çünkü dünya sadece bizim gözlerimizden göründüğü gibidir ve başka bir dünyanın olma ihtimaline bile tahammül edemeyiz)

Kendi vaktimiz (Çünkü başkalarının vakitleri o kadar değersizdir ki, onları saatlerce ve hatta günlerce bekletebiliriz; onların programlarını kendimize göre ayarlamalarını isteyebiliriz. Hatta o kadar değer yoksunudur ki bu başkalarının vakitleri, her istediğimizde ulaşabileceğimizi zannederiz. Ulaşamadığımızda deliririz, onlara bir şans verdiğimizi ve bunu iyi kullanamadıklarını ve bundan sonra da bizden vakit dilenmeye haklarının olmadığını iddia ederiz)

Kısacası kendi iyiliğimiz; çünkü kendimiz için en iyisini yaparken, bunun diğer insanlar için de en iyisi olduğunu düşünmeyi pek severiz. Çünkü <biz buna değeriz>! Ne de olsa biz iyiyiz! Ve aslında bence, bu bencillikle devam edersek pek de iyi değiliz!

Ya çok fazla bilim kurgu filmi izlemişiz ya da gerçekten saplantılı bir şekilde kendimizi bu dünyada tek zannedip,  hep yolumuza devam etmişiz…

Sizce de artık idrak etmenin vakti gelmedi mi?

Ne yakamozun vurduğu tek yerdir girdiğimiz deniz,

Ne de bastığımız kumda ayakları yanan bir tek biziz…

 

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply