Browsing Category

Hakkımda

;)

1 Eylül 2014

 

clarkkent

 

5 Ekim, Antalya doğumluyum.

Lise eğitimimi bitirmeme az kalmışken, “İleride ne olacaksın?” sorularına henüz ciddi ve net bir cevap veremediğim için, üniversitede ne okuyacağımı değil, üniversiteyi nerede okuyacağımı düşünmeye başladım. Çok uzun sürmedi ve İstanbul’da karar kıldım. Durum buyken, pek istekli olmasam da İngilizce bölüm iyidir, İşletmenin de yelpazesi geniştir sözlerine kulak asıp, Özyeğin Üniversitesi, İşletme bölümüne kaydımı yaptırdım. Pişman mıyım? Evet! Ama zaman bu, geri dönmüyor, farkına varmazsanız şimdiki zamanı da alıp götürüyor.

Ne diyorduk? Hakkımda;

Zannediyorum yazı yazmaya 9 yaşımda tuttuğum, yaprakları gül kokan, gayet romantik bir günlükle başladım. Sonraları, uyak çerçevesi içerisinde bir şeyler yazabildiğimi keşfedince de ilk şiirimi ortaya çıkardım; “BALIKLAR”

Tamam belki pek iç açıcı bir deneme değildi ama bence başlangıç için hiç de fena sayılmazdı. Şiirler şiirleri, saçma uyaklar, garip cümleleri kovalarken ben birazcık büyüdüm ve liseyi bitirene kadar da herhalde 4-5 tane günlük eskittim. Üniversitenin ilk senesi, İngilizce Hazırlık Eğitimiyle boğuşurken, çok çalışıp kendimi zorluyor olmama rağmen, son kura geçerken kaldım. Dolayısıyla hazırlık eğitimim bir yarı dönem daha uzadı. Orada gireceğim sınavı geçip geçemeyeceğimden emin olmadan risk aldım, kaydımı dondurdum ve İngiltere’ye 4 aylık bir dil eğitimine gittim. İşte o 2011 senesinin sonbaharında (İngiltere’nin kasvetli havasında), Londra’nın boğucu bir şehir olduğunu söyleyen bir çok kişinin aksine, kendimi farklı ve iyi hissederken, yazı yazma ve başkalarıyla paylaşma isteğimin arttığını fark ettim. Bir blog açmaya karar verdim. O zamanlar teknolojiyle aram pek haşır neşir değildi (hoş şimdi de mükemmel olduğu söylenemez ya!). Bu yüzden de sade, basit bir blogun işimi görebileceğini düşündüm.

Sorgusuz-Sual(siz) de böyle ortaya çıktı > ygmrsmsk.blogspot.com

Bir kaç sene boyunca belirli aralıklarla bloguma, duygularımı, düşüncelerimi, kısa hikayelerimi, şiirlerimi, kısacası  benim kalemime ait olan her şeyi, tüm samimiyetimle yazdım. Hatta bir ara, üniversitemizin radyosunu kurduğumuz sıralarda, blogumun ismini radyo programı ismim olarak kullanıp paylaşımlarıma orada da devam ettim.

Üniversite eğitimimin sonuna geldim şimdi ( “Üniversite Şöyle Bir Şey” > http://yagmursimsek.com.tr/?p=915 ) ve hep ileride ne olacağıma dair karışık görünen kafam, en azından ne olmak istemediğimin farkına vardı; Ben bir finansçı olamam ya da muhasebeci; bankacı olabileceğimi düşünmüyorum, ya da bir operasyon müdürü. Yazmalıyım ben. Aklıma geleni, yaşadığım veya kafamda kurduğum bir hikayeyi, hayatımı, dostlarımı, aşklarımı, arkadaşlıklarımı… Paylaşmalıyım gözlemlediğim ve tanık olduğum hayatları, olayları, günleri, ayları, duyguları, şarkıları, sesleri…

Her zaman kesin ve net değilim,

Arada gel gitliyim,

Bazen çok duygusalım ismim gereği,

Bazense soğuk, donuk ve agresifim.

Biraz kırgınlık var yaşamımda,

Biraz mutluluk ve huzur diğer yanda.

Yapım gereği biraz samimiyim,

Lakin ciddiye alınmıyorsam da sinirlenirim.

Yeri gelir saatlerce dinlerim,

Yeri gelir sıkılır, çıkar giderim.

Gün olur birileri için canımı dişime takarım,

Sonra her şey koca bir saçmalıkmış onu anlarım.

Hayal kurarım, gerçeği yaşarım,

Hayal kurarım yazarım.

Zaman zaman her şey istediğim gibi olsun derim,

Sonra bu yüzden kendimi eleştiririm.

Çünkü herkes gibi ben de biraz bencilim.

Güçlü bir kızım ama işte bundan da çok emin değilim.

Kendimi tanırım, bilirim,

Kaçarsa bir kere, bir daha olmaz hevesim.

Sabırsızım, bazen de deliyim.

Ne yapayım elimden gelenin en iyisini yapıyorum diyelim

Anlayacağınız, Nil’in de bir şarkısında dediği gibi,

Ne Clark Kent’im, ne Superman’im 😉

 

Yağmur ŞİMŞEK